Bunca yıldır yayımlanan birçok seyahatnameden sonra iş bu yazımı bir seyahat yazısı olarak tanımlamaya cüret edemedim. Ancak gezici ve defterinden türetebileceğim bir "seyyarname" olarak nitelendirebilirim.
Bunca yıldır yayımlanan birçok seyahatnameden sonra iş bu yazımı bir seyahat yazısı olarak tanımlamaya cüret edemedim. Ancak gezici ve defterinden türetebileceğim bir "seyyarname" olarak nitelendirebilirim. Bu yazılarım fiziken tek başıma, ilginç bir atmosferde, farklı bir ruh hali ile vardığım ve sevdiğim Barcelona'nın bendeki yansıması ve düşündürdükleri üzerinedir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, bence asıl olan oraya ne götürdüğünüz ve oradan kendiniz ile ne getirdiğinizdir. Mekanlar, ancak bizdeki yansımaları ile anlam ve hayat bulur. Aynı manzaralar kimisi için sonsuz zevk, kimisi için katlanılamaz bir hüzün barındırır. Mutlaka görülmesi gereken yerler gibi listelere de inanmıyorum. Barcelona'yı muhakkak görmelisiniz demeyeceğim. Dünya görüp, yaşayıp da anlayamayanlarla, hiç görmeden bile görüp aşık olanlarla doludur. Görmek isterseniz bir şekilde zaten görürsünüz, görmemize bile gerek kalmayabilir. Gördüklerimden hatıralarımda kalanları, mümkün oldukça zaman kronolojisi ile pergelimin sabit ayağına döndüğüm ana kadar anlatmaya çalışacağım. İş bu yazım ayrıca kişisel İnternet sayfam olan "cagricangir.com" üzerinde yayınlanacak ilk yazı olma özelliğini de taşıyor. Bu sayfayı yayına hazırlarken asıl gayem mesleki çalışmalarım ve gazete köşe yazılarım yanında daha özel anı ve hatıralarımı huzurunuzda kendim, neslim ve çevrem için arşive kaldırmış olmaktır. Okumak zahmetine katlanan herkese şimdiden müteşekkirim. 07.07.26 İstanbul "Selâm olsun şevkatize, elize, Menim de bir adım gelsin dilize." -Şehriyar
Bu yazı 14 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı.
Gezi, gündem ve kişisel notlar